Two female colleagues engaging in a serious discussion in an office setting, emphasizing communication and teamwork.

KIDEM TAZMİNATINDAN MAHRUM EDEN SENARYOLAR – III: İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.   (İş K.m.25/II-e)

İçindekiler:
  1. I- Mevzuat
  2. II-Genel Olarak
  3. III- Doğruluk ve Bağlılığa Uymayan Davranışlar
  4. IV- Bazı Değerlendirme Kriterleri ve Kabul Görmüş İlkeler
  5. V- Sonuç
  6. ÖRNEK KARARLAR;
  7. Kıdem tazminatı ile ilgili soru ve sorunlarınızda yanınızdayız! “Talep Oluştur” butonu üzerinden bize sorularınızı iletebilir veya iletişim bilgilerinizi bırakarak size ulaşmamızı sağlayabilirsiniz.

I- Mevzuat

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25.maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen fesih nedenlerinin kıdem tazminatının doğumuna engel olacağı 1475 sayılı İş Kanunu’nun m.14/1 hükmünde belirtilmiştir. Buna göre işveren tarafından 25/II’de yer alan nedenlerle yapılan fesihlerin haklı olması durumunda işçi, kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır.

“Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.” (İş Kanunu m.25)

II-Genel Olarak

            İş sözleşmesini sona erdiren en önemli sebeplerden biri fesihtir. Fesih, sürekli (belirli ya da belirsiz süreli) bir iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesi ile sona erdiren, tek taraflı ve karşı tarafa ulaşması gerekli bozucu yenilik doğuran bir haktır. Dolayısıyla fesih karşı tarafa ulaştığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuran, karşı tarafın kabulünü gerektirmeyen bir irade açıklamasıdır. (Senyen Kaplan, E. Tuncay: Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Haksız Feshinin Hüküm ve Sonuçları, Sicil İş Hukuku Dergisi, Yıl 2016, Sayı 36, s.23).

4857 sayılı İş Kanununda haklı nedenle fesih tanımı yapılmamış, ancak işçi ve işveren açısından haklı nedenler ayrı ayrı sayılmıştır (m.24,25). Buna göre iş sözleşmesinin işveren tarafından tazminatsız feshedilmesi için feshe konu eylemin İş Kanununun 25/2. fıkrasında belirtilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri içerisinde yer almış olması gerekmektedir. Haklı nedenin ortaya çıkması ile iş sözleşmesi kendiliğinden sona ermez. Lehine haklı neden ortaya çıkan işverenin, iş sözleşmesini sonlandırma iradesinin işçiye ulaşması gerekmektedir. Bununla birlikte sonuçları itibariyle ağır olan haklı fesih hakkı kullanımı yasal olarak sınırlandırılmıştır. İş Kanununun 26. maddesine göre iş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Maddede belirtilen bu süreler hak düşürücü süre olup resen gözetilmesi gerekmektedir. Haklı neden bulunmasına rağmen lehine haklı neden ortaya çıkan taraf belirtilen süre içerisinde fesih iradesini kullanmazsa ya da bu süre aşıldıktan sonra fesih iradesini ortaya koyması durumunda fesih haksız hale geleceğinden işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı açıktır.

III- Doğruluk ve Bağlılığa Uymayan Davranışlar

a. Sadakat borcu

6098 sayılı TBK’nin 396. Maddesi’nde “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.  İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.” hükümleri amirdir.

İş sözleşmesinin kurulması ile sadakat borcu, en genel anlamda, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise işçinin sadakat borcu içinde yer alt bir yükümlülüktür. Sözleşmesi devam ederken işçi, sadakat borcunun bir gereği olarak işvereni ile rekabet edemez. İşçi, sözleşmesi devam ettiği müddetçe rekabet etmeme borcu altında olduğundan bu borca uyulması için ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet etmeme borcunun ihlali hâlinde işveren, sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilir.

İş ilişkisi karşılıklı güven esasına dayanan sürekli borç ilişkisi doğurur. Söz konusu güvenin sarsıldığı durumlarda, olumsuz tutum ve davranışla karşılaşan tarafın bu ilişkiyi sürdürmesi beklenemez. İşçinin, işverenin işi ve işyeri ile ilgili hukuken korunması mümkün haklı menfaatlerini koruması, zarar verici veya risk altına sokabilecek davranışlardan kaçınması sadakat borcunun temelini oluşturmaktadır.
İşçinin sadakat borcuna aykırı davranması, bir başka deyişle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması halinde işverenin haklı nedenle fesih hakkını kullanabilmesi için işçinin bu davranışının mutlaka suç oluşturması gerekmez. Bununla birlikte hangi davranışların sadakat borcuna aykırı olduğunu önceden belirleyebilmek de mümkün değildir. Davranışın iş ilişkisinin temelini oluşturan güveni sarsıcı nitelik taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmalıdır. Bu değerlendirme yapılırken özellikle işçinin yaptığı iş ve işin nitelikleri ile işyerinin özellikleri, işçinin konumu ve işin gerekleri varsa mesleki adetler gibi objektif unsurlar değerlendirilerek davranışın sadakat borcuna aykırılık oluşturup oluşturmadığı tespit edilmelidir. Yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.

İş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Buna karşılık, taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabilirler. İş akdi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcu ancak böyle bir yükümlülük sözleşme ile kararlaştırıldığı takdirde söz konusu olmaktadır.

b.  “işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi haller

Madde kapsamında bahsi geçen haller ayrıca tanımlanmamıştır. Zira bu fiiller sınırlı değildir. Hem üst başlıkta yer alan “ve benzerleri” hem de madde içerisinde yer alan “gibi” kelimesi bunu göstermektedir.

Burada korunan değer, işçi ve işveren arasındaki sadakat ve güven ilişkisidir. Sadakatin, güvenin zedeleneceği her hal, haklı feshin konusu olabilir. Şayet sadakat veya güven sarsılmamakla birlikte iş yerinde olumsuzluk meydana gelmişse geçerli fesih söz konusu olabilir. Ancak geçerli fesih bu çalışmamız kapsamında değildir.

Güven sarsıcı fiil karşısında işçinin suçlamadan beraat etmesi, fiil kapsamında ele geçen faydanın/değerin düşük olması veya işverenin zarara uğramamış olması haklı feshe halel getirmemektedir. Yine işçinin güven sarsıcı fiiline işverenin göz yumması sonraki eylemlerine müsaade edildiği anlamı taşımamaktadır. İşveren vekilinin talimatı ile sadakat borcuna aykırı davranışın gerçekleştirilmesi de feshi haksız kılmaz.

IV- Bazı Değerlendirme Kriterleri ve Kabul Görmüş İlkeler

• Fiilin Niteliği: İşverenin güvenini sarsıcı nitelikte mi? Doğruluk ve bağlılık borcuna aykırı mı?

• İşyeri Düzenlemeleri: İşyeri yönetmeliği var mı? Yönetmelikte bu fiil için düzenleme var mı? İşveren yönetmeliğe uymuş mu? Bu yönetmelik kapsamında bir yaptırım uygulanmış mı?

• İşçinin Görevi ve Sorumluluğu: Görev tanımı, denetim sorumluluğu, fiilin görev çerçevesinde işlenip işlenmediği

• Fiilin Konusu ve Değer: Çalınan/zarar verilen malın değeri, işverenin uğradığı zarar, fiilin tekrarı

• Sübjektif Unsurlar: Kasıt, ihmal/kusur, iyi niyet durumu, telafiye yönelik girişimler, şikayet ve fesih tarihleri, asıl niyetin perdelenmesi

• İspat ve Deliller: İşveren ispatla yükümlüdür. Tutanak/Mümzi tanık beyanları, kamera kayıtları, işçinin beyanı, bilirkişi raporu gerekliliği

• Fesih Süreci: Feshe konu olayı öğrendikten sonra 6 iş günü

Yargıtay’ın karalarında geçen bazı ilkeler;

• Yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, sadakat borcuna aykırılık oluşturan tüm davranışlar fesih imkanı verir.

• Hırsızlık amacının olmaması veya malın işyerinde kullanılması, feshin haklılığını ortadan kaldırmaz.

• İşyeri Yönetmeliğinde işçi lehine yapılan düzenlemeye uyulmaksızın fesih haksızdır.

• Çalınan eşyanın değerinin düşük olması tek başına feshin haksızlığı sonucunu doğurmaz.

• Denetim sorumluluğu olan işçilerin ihmal ve kusuru bilirkişi raporu ile saptanmalıdır.

V- Sonuç

            Doğrululuk ve bağlılığa uymayan, güven sarsıcı davranışlar mezkur madde kapsamında sınırlı olarak sayılmamış her somut olaya göre değerlendirilme imkanı tanınmıştır. Çok basit, hafif sayılabilecek davranışların dahi haklı feshe yol açtığı düşünüldüğünde işçiler açısından böylesi davranış ve girişimlerden kaçınılması, işverenin menfaatine aykırı hiçbir yola başvurulmaması önem arz etmektedir. İşveren açısından ise sadakat borcuna ve doğruluk ve bağlılığa aykırı her davranış haklı fesih konusu yapılabilir.

Av. Yusuf NİŞANCI

ÖRNEK KARARLAR;

İş yerinde olmayan bir başka çalışanın kartının okutulması haklı fesih nedenidir.

“4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) hükmünde; “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.” hâlinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre somut olay değerlendirildiğinde; davacının, işyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okuttuğu gerek savunması gerekse tanık anlatımı ile sabittir. Söz konusu davranış, doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup bu davranış nedeniyle işverenin herhangi bir zarara uğraması şart değildir. Kaldı ki, işyerinde olmadığı hâlde çalışmış gibi kartı okutulan işçiye çalışmadığı süre için ücret ödenmesi söz konusudur.

Bu durumda davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(Y.9HD. E:  2025/6864,  K: 2025/8070)

İşçinin, işine devam ederken oğlunun üzerine çalıştığı iş yeri ile aynı faaliyet konulu işyeri açması ve çalıştığı işyerindeki sabit telefonu oğluna devretmesi haklı fesih nedenidir.

“Somut olayda davacı işçinin işveren adına yetkili müdür konumunda çalıştığı ve işleri takip için vekâletnamesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının oğlu adına davalı ile aynı işkolunda faaliyet gösteren bir işyeri açtığı, bu işyerinin mobilyalarının davalı şirketin alacaklı olduğu mobilya mağazasından davalının borçlarına mahsuben temin ettiği,  davalı şirket adına kayıtlı ve müşterilerce bilinen sabit telefonu işveren bilgisi ve onayı olmaksızın oğluna devrederek oğlu adına açılan işyerinde kullanılmasını sağladığı hususları dosya içeriği ile sabit olmuştur. Davacının sözü edilen davranışları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 e maddesi uyarınca haklı fesih nedenidir. Davacının oğlu adına kurduğu işyerinin davalı işveren ile rekabet edemeyecek düzeyde küçük bir işyeri olması haklı fesih nedenini ortadan kaldırmaz.”( YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ   Esas No: 2009/16814, Karar No: 2011/16521)

Müşterilere kaba ve agresif davranılması, uyarı ve eğitimlere rağmen davranışın değiştirilmemesi, haklı fesih

“Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgelerden kasiyer olarak çalışan davacının müşterilere kaba ve agresif davrandığı, müşterilerin davacı hakkında yazılı şikayetlerinin bulunduğu, bu hususun davacı tanıkları Kenan ve Fevzi tarafından dahi doğrulandığı, işverence davacıya 4 kez yazılı uyarı yapıldığı ve davacının 2 kez müşteri iletişim eğitimine tabi tutulduğu, feshe esas 01.02.2014 günlü olayda davacının fazla poşet istemesi nedeniyle yine bir müşteri ile tartıştığı ve müşteriye cevaben “salak” dediği, bunun üzerine 05.02.2014 günü işverence işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Bu deliller ve oluş karşısında yazılı uyarılar ve eğitimlere rağmen işverenin itibar ve müşteri kaybına neden olacak türden davranışlarını düzeltmeyerek sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davacının iş akdinin işverence haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek reddi gereken kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin hüküm altına alınması hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2016/13418 E.  ,  2020/1813 K.)

İşçinin rapor aldığı tarihler içerisinde Fransa’ya bilet alınmış olması, feshin haklılığı için bilet alınma tarihinin araştırılması gerekliliği

“Somut olayda, davacı 20-24/10/2012 tarihlerinde istirahat raporu almıştır. Davalı ise bu dönemde davacının devamsızlık yaptığını, raporlu olmasına rağmen Fransa’ya gittiğini iddia etmiştir. Mahkemece davacının 20-24/10/2012 tarihleri arasındaki seyahatine ilişkin biletin alındığı tarih ve saat araştırılarak, biletin 20.10.2012 tarihinden önce alınması halinde işçinin bu davranışının doğruluk ve bağlılığa uymadığının kabulüyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, aksi halde şimdiki gibi kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmelidir.”( 7. Hukuk Dairesi         2015/2836 E.  ,  2015/3058 K.)

Boya mutfağında tuvalet ihtiyacını giderme, haklı fesih

“Somut olayda, davacının iş sözleşmesi boya mutfağında tuvalet ihtiyacını giderdiği sebebi ile haklı sebeple feshedilmiştir. Davacının eylemine ilişkin bölüm sorumlusu tarafından tutanak tutulmuştur. Duruşmada dinlenen tutanak mümzi davacının feshe konu eylemi yaparken gördüğünü beyan etmiştir. Davalı işverenin haklı fesih sebebi yaptığı davacının davranışı tutulan tutanak ve görgüye dayalı şahit beyanı ile ispatlanmıştır. Saptanan bu durum karşısında kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2013/19914 E.  ,  2014/31543 K.)

13 firma adı altında tek bir kişiye kredi kullandırma, şube yetkilerini aşarak istihbaratları olumsuz ve ödenme kabiliyeti olmayan kıymetleri kredi teminatı olarak kabul etme, haklı fesih

“Somut olayda dosya içerisindeki banka müfettişi tarafından hazırlanan rapor nazara alındığında davacının banka şube müdürü olarak görünürde 13 farklı firmaya kredi kullandırmış ise de bu kredilerin tek kişi tarafından kullanıldığı sabittir. Davacı bilgisi ve iradesi dahilinde şube yetkilerini aşarak istihbaratları olumsuz ve ödenme kabiliyeti olmayan kıymetleri kredi teminatı olarak kabul etmiştir. İş sözleşmeleri tarafların karşılıklı güvenine dayanan sözleşmelerdir. Bu güvenin ortadan kalkması halinde, güven sarsıcı durumla karşılaşan taraftan sözleşmeyi sürdürmesi beklenemez. Davacının bu davranışı güven sarsıcı davranış olup davalı tarafça iş sözleşmesi haklı olarak feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2008/14793 E.  ,  2010/824 K.)

Yakınları aracılığı ile ticaret yapma, yönetmeliğe aykırı davranış, haklı fesih

“Dosya içeriğine göre davalı işyerinde ölçü kontrol teknisyeni olarak çalışan davacının iş sözleşmesi TŞCFAŞ İnsan Kaynakları Sistemleri Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak yakınları aracılığı ile ticaret yaptığından, tacir ve esnaf sayılmasını gerektirecek faaliyetlerde bulunduğundan bahisle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarından dolayı haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan disiplin soruşturması içeriği ve davacının disiplin kurulundaki savunması dikkate alındığından davacı işçinin sabit olan davranışları sadakat borcuna aykırılık oluşturduğundan işverene haklı fesih imkanı tanımaktadır. Bu durumda davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2014/1661 E.  ,  2014/2001 K.)

İşyerine ait bilgisayardaki verileri silme, zarar verici eylem, eksik araştırma

“Dosya içeriğine göre, davalıya ait işyerinde inşaat mühendisi olarak çalışan davacının şirket ofisinde bulunan bilgisayarlardaki verileri silmek suretiyle şirkete zarar verici eylemleri sebeple iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için, alanında uzman bilirkişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti tarafından işyeri bilgisayarlar kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının şirkete ait bilgisayarlardaki verileri silmek suretiyle işverene zarar verici işlemleri olup olmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.”( 22. Hukuk Dairesi         2013/19875 E.  ,  2014/30175 K.)

Çıkış saatinde değişiklik yapma, tanık ve kamera kayıtları, haklı fesih

“Somut olayda davacının işyerinden saat 17:00’dan önce çıkmasına rağmen 17:00 da çıkmış gibi saatlerde oynama yaparak birden fazla kere giriş çıkış kayıtlarına imza attığı, davacının savunmaları, davalının tanık beyanları ve kamera kayıtlarıyla doğrulandığı, davacının eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymaması sebebiyle sözleşmenin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin anlaşılmasına göre kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.”( 7. Hukuk Dairesi         2014/9142 E.  ,  2014/17728 K.)

Zimmete para geçirme, fesih süresi, eksik araştırma

“Davalı tarafça, işyerinde satış elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi müşterilerden tahsil ettiği paraları sahte belge düzenleyerek işverene teslim etmeyerek haksız kazanç elde ettiğinden bahisle haklı sebeple feshedildiği savunulmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 26. maddesinde yer alan 6. işgünü süre maddi olayda işçinin maddî çıkar sağlamış olduğu iddia edilmekle geçirilmemiştir.
Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için, muhasebeci-mali müşavir ve pazarlama işinden anlayan uzman bilirkişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti tarafından işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının tahsil ettiği paraların zimmetinde olup olmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre kıdem ve ihbar tazminatı istemi hakkında karar verilmelidir.”( 22. Hukuk Dairesi         2014/35246 E.  ,  2016/368 K.)

Çalışanın işlemiş olduğu zimmet suçu kapsamında şube müdürünün sorumluluğu, gerekli denetim ve özenin gösterilmemesi, haklı fesih

“Davacının şube müdürü olduğu banka şubesinde başka bir çalışanın, 392 adet müşteriye ait hesaplarda müşterilerin yazılı-sözlü talimatları ve yetkisi olmadığı halde gişe ve yatırım fonu işlemleri yaparak zimmetine para geçirerek bankayı zarara uğrattığı, Yargıtay aşamasından geçen ceza dosyası ile de zimmet suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı banka şubesinde şube müdürü olarak çalışan davacının şubede başka bir çalışan tarafından işlenen zimmet suçu ve bu suç ile verilen cezanın ağırlığı dikkate alındığında gerekli denetim ve özenini göstermediği bu sebeple iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eylemi doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığından işverenin feshinin haklı fesih olarak kabul edilmesi gerekir. Bu sebeple davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği kabul edilecek kıdem, ihbar tazminatının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2014/5045 E.  ,  2014/5557 K.)

Otel müdürünün görevi sırasında çalışanın zimmetine para geçirmesi, otel müdürünün görev tanımı ve denetim sorumluluğunun araştırılması gerekliliği

“İşverene ait Ankara ilinde bulunan otelin müdürü olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin muhasebecinin zimmetine para geçirmesi ile ilgili denetim görevini yapmayarak işverenin zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden bahisle haklı sebeple feshedilmiştir.
Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi, davacının görev tanımı, işyerinin düzen ve işleyişine dair düzenlemeler dosya içerisine getirtilip davacının görev ve denetim sorumluluğu kapsamında otelin muhasebe müdürünün   zimmetine  para  geçirmesi  olayında  ihmal ve kusurunun bulunup bulunmadığı uzmanlardan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan alınacak bilirkişi raporu ile saptanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşturulacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.”( 2. Hukuk Dairesi         2012/5674 E.  ,  2012/14628 K.)

Onarım için gelen aracın içerisinde yer alan kalemlerin alınması, diğer çalışanlara da verilmesi, araç sahibine teslim edilmemesi, haklı fesih

“Davalı işyerine tamir edilmek üzere bırakılan aracın bagajında bulunan kalemlerin araç tesliminden sonra bulunmaması sebebi ile araç sahibi davalı işverene şikayette bulunduğu, söz konusu kalemlerden birinin davacının kullanmış olduğu takım tezgahında bulunması diğer kalemlerin de diğer çalışma arkadaşlarında olduğunun tespiti üzerine üzerine davacının iş akdinin fesih edildiği anlaşılmıştır.
Davacının olaydan sonra alınan 26.12.2013 tarihli savunmasında aracın tüm parçaları söküldükten sonra bagajdaki parçaları muhafaza etmek için karton kutuya koyduğunu, kartona plaka numarası yazmak için üzerinde ve atölyede kalem bulunmaması nedeni ile aracın bagajında bulunan kalemlerden biri ile kartona araç plakasını yazdığını, farkında olmadan kalemi tezgahın üzerinde unuttuğunu,kastının olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; söz konusu maddi değeri belli olmayan 1 adet kalemi müşteriye ait olup aracın bagajında bulunan eşyaları koyduğu kutunun üzerini yazmak için aldığı ve kullandığı, daha sonra kalemi takım tezgahında unuttuğu ve müşterinin bagajına koymadığı ve davacının 1 adet kalemi çalmak amacıyla almadığı, davacının davalı işyerinde 10 yılı aşkın kıdemi, yaptığı işin özelliği, savunmasının olayın oluşuna ve gelişime uygun olup samimi ve inandırıcı olması ve kasten yapmadığı 1 adet kalemi sehven tezgah üzerinde bırakarak müşteriye teslim etmeme eylemi nedeni ile uygulanan fesih yaptırımının çok ağır olduğu nazara alındığında davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı ve bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir. Dava dışı araç sahibi, davacının özür dilediğini, kalemi geri koymayı unuttuğunu beyan ettiğini, şikâyetçi olmadığını bildirmiştir. Davacının iş sözleşmesinin feshine neden olan kayıp kalemlerden dolayı davacı ile aynı tarihte iş akdi feshedilen … adlı şahsın açmış olduğu davada mahkemece , davacının niyeti ne olursa olsun onarım için iş yerine bırakılan araçtan her hangi bir eşyanın alınmasının, davalı işverenin müşterileri nezdindeki ticari itibarını zedelediğinin kabul edilmesi gerektiği buna göre de davalı işverence iş akdinin haklı nedenle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebe hakkı olmadığı kabul edilmiş ve karar Dairemizce 2014/30930 esas sayılı dosya ile onanmıştır. Davacının söz konusu olay sebebi ile savunmasında; kalemi bizzat arabadan aldığını kabul etmiştir. İşyerinde kaybolan bu kalemlerin, işyerinde yapılan soruşturma sonucunda iş akdi feshedilen …’de olduğu, bir kaçının da diğer çalışma arkadaşlarına verilmiştir. Araç sahibinin şikayetiyle olay açığa çıkmış, öncesinde davacını herhangi bir kusurunu düzeltme çabasına girmediği görülmüştür. Kalemlerin maddi değerinin olmaması hususu ise; işçi işveren arasında olması gereken doğruluk ve sadakat ilkelerinin çerçevesinde değerlendirilemez Bu noktada davacının, iş ilişkisinin gerekleri, doğruluk, güven sadakat ve davalının ticari itibari çerçevesinde davacının kendisine emanet edilen araç ya da içerisinde bulunan her türlü eşya, evrak için gerekli özeni ve hassasiyeti göstererek çalışması gerekmektedir. Her ne kadar ihtiyaca binaen alındığı belirtilmiş ise de işyeri ortamı ve şartları düşünüldüğünde, başkasına ait kutunun açılması yazı yazmak için zaruriyet içermemektedir. Nitekim emsal dosyada da bu cihette karar verilmiştir. Davacının iş sözleşmesinin belirtilen sebeplerle davalı tarafından haklı sebeplerle feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken, Mahkemece kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2015/20658 E.  ,  2017/25316 K.)

İşçinin, işyeri ile ilgili bilgi/belgeleri aynı faaliyet konusunda çalışan ve işyeri çalışanı olmayan kişiye göndermesi, haklı fesih

“Somut olayda, tekstil işi ile iştigal eden davalı işveren yanında çalışan davacının, aynı işyerinde çalışan bir başka kişi tarafından kendisine gönderilen ve ürünlere ait bilgileri içeren elektronik postaları, tekstil işi ile uğraşan bir başka işyerinde çalışan kişiye gönderdiği, yine işyeri çalışanı olmayan aynı kişiye ürün tasarımlarına ait resimleri gönderdiği sabittir. Davacının eylemleri, doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte olup, işveren feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2013/27493 E.  ,  2014/35492 K.)

İşyeri yönetmeliğinde işçinin fiili için yazılı ihtar öngörülmüş olması, işçi lehine olan durumun uygulanması gerekliliği, haksız fesih

“Somut olayda, davacının davalıya ait hazır giyim mağazasında kat müdürü olarak görev yaptığı sırada, 18/09/2012 tarihinde 99,00 TL değerindeki pantolonu, mağazanın açık hesap yöntemi ile sürekli müşterisi olan üçüncü kişinin cari hesabına fatura ederek kendi şahsına aldığı, tanık beyanları ve 24/09/2012 tarihli savunmasındaki yazılı beyanı ile sabittir.
22/11/202 tarihinde davacı işçiye imza karşılığı tebliğ edilen İşyeri Yönetmeliği 3.3 maddesinde “Yasak Hareket ve Fiiller” başlığı altında “Yazılı İhtar Cezası” verilecek 1. grup fiiller kısmının (t) bendinde “işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” düzenlenmiştir. Aynı grupta yer alan örneğin (f) bendinde “iş yerinde iş aksatacak derecede özel telefon görüşmelerinin yapılması” ve (j) bendinde “çalışanlar arasında kavgalı ve stresli ortam yaratma” fillerinin ayrıca seçimlik olarak “fesih” sebebi sayıldığı düzenlenmiştir.
Davacının feshe konu fiili, doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışı olduğundan, 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine göre, işverene haklı fesih imkanı verdiği halde, İşyeri Yönetmeliğinde yukarıda örnek olarak sayılan diğer bazı eylemler için seçimlik olarak işverene haklı fesih yetkisi verilmesine karşılık, bu fiil için yazılı ihtar cezası verileceği düzenlenmiş olduğu, bu nedenle davalı işverenin tarafları bağlayıcı İşyeri Yönetmeliğinde işçi lehine yapılan düzenlemeye uyulmaksızın iş sözleşmesinin feshi haksız olup kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.”( 7. Hukuk Dairesi         2015/5376 E.  ,  2016/7660 K.)

Otobüste unutulan fotoğraf makinesini işyerinde yer alan eskisi ile değiştirme, hırsızlık amacının olmaması ve yeni makinenin işyerinde kullanılması esası etkilemez, asıl sorumluluk sahibine iade etmektir, haklı fesih

“Somut olayda davalı otobüs firmasının Bursa terminalinde çalışan davacının, yolcuların unuttuğu eşyalar İzmir’den Bursa’ya gönderildiğinde koliyi açarak yeni bir fotoğraf makinasını iş yerinde kullanılan eski fotoğraf makinası ile değiştirdiği davacının ve mahkemenin de kabulündedir. Hırsızlık amacının olmaması, yeni makinanın işyerinde kullanılması esası değiştirmez. Davalının unutulan makinayı aynen iade etmek yükümlülüğü vardır. Davacının yaptığı güveni sarsıcı doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranıştır. Bu nedenle fesih haklı olduğundan kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2008/19055 E.  ,  2010/5005 K.)

İşçinin beraat etmesi, şikayetin çok sonra yapılmış olması, tanık beyanları kapsamında fesih nedeninin farklı olması, haksız fesih

“Somut olayda, Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/196 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki SS Çiçek Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, şüphelilerin A.. K.., S.. I.. ve Ü.. Y.. olduğu, haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlaması ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda üzerilerine atılı suçu işledikleri sabit görülmediğinden beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiği bildirilmiş ise de, davacı aleyhine Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/196 Esas sayılı dosyası ile açılan Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak suçundan, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit görülmediğinden CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş olduğundan, ayrıca şikayet tarihinin fesih tarihinden çok sonra, bu dava tarihinden sonra olması ve tanık ifadelerine göre davacının iş sözleşmesi ceza dosyasına konu olaya dayalı olarak değil de sebepsiz olarak fesih edildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabul edilmesi gerekirken taleplerin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 7. Hukuk Dairesi         2013/19867 E.  ,  2014/7851 K.)

İşçinin ücretsiz parçalama yapması gerekirken müşteriden para alması, müşteri şikayeti, haklı fesih

“Somut olayda dosyadaki bilgi, belge ve tanık anlatımlarından; davacının kurbanlık koyun satış kampanyası kapsamında müşterinin mağazadan satın aldığı 3 adet kurbanı bedel alınmaksızın parçalayıp müşteriye teslim etmesi gerekirken müşteriden 140 TL para aldığı, olayın müşteri şikayetiyle ortaya çıktığı sabittir. Davalı işveren davacının iş sözleşmesini doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı olarak feshetmiş olup, bu nedenle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetsizdir.”( 22. Hukuk Dairesi         2015/19960 E.  ,  2017/24704 K.)

İşçinin kasa açığının mudilere ait hesap aracılığıyla kapatması, banka zararının olmasının gerekmemesi, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış, haklı fesih

“Dosya içeriğinden, davalı bankanın … şubesinde servis yetkilisi olarak çalışan davacının, şube mudilerinden dava dışı … isimli şahsa 5.500,00 TL ödeme yaptıktan sonra ilgilinin hesabını kontrol ettiğinde yeterli bakiye olmadığını görmesi üzerine, kasa açığını kapatmak maksadıyla, yine bir başka mudi dava dışı … isimli şahsın hesabından ilgilinin bilgisi olmaksızın ve rızası haricinde 5.500,00 TL tutarındaki meblağı çekerek dava dışı …’in hesabına yatırdığı ve bu suretle kasa açığını kapattığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalının yahut mudilerin herhangi bir maddi zararı meydana gelmese de, banka personeli olan davacının eylemi doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte olup, işverence süresinde gerçekleştirilen fesih haklı sebebe dayanmaktadır.”( 22. Hukuk Dairesi         2013/32542 E.  ,  2015/4818 K.)

İşçinin kendine kontör yüklemesi ve karşılığını ödememesi, tevilli ikrar, haklı fesih

“Somut olayda davacı işçinin kendi telefonuna 10,00 TL değerinde kontör yüklemesi yaptığı ve parasını ödemediği, denetim sırasında ortaya çıktığında ise “…tutarı ödeyip ödemediğini, kasadan kesilip kesilmediğini hatırlamadığını…” beyan ederek tevilli olarak kabul ettiği anlaşılmakla eylemin bu haliyle doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış olduğu, para miktarının azlığının sonuca etkili olmayacağı, iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 9. Hukuk Dairesi         2012/34967 E.  ,  2014/29317 K.)

Depo görevlisi işçinin sorumluluğu, davacının izinli olduğu günler ancak açığın sadece bu günlerde gerçekleşmemiş olması, haklı fesih

“Somut uyuşmazlıkta; davalı işveren feshe konu eylemler nedeniyle davacı dahil 9 işyeri çalışanı ile olan iş ilişkisini sonlandırmıştır. Taraflar bu konuda açılan ve Yargıtay denetiminde geçen ve halihazırda bu denetime tabi olan dava dosyalarını haklılıkları için lehlerine gerekçe olarak göstermişlerdir.

Her dosya kendi delil durumu itibariyle değerlendirilmesi gereklidir. Bu kapsamda, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak dosya içeriğindeki ve benzer konuda aynı işverene karşı açılan ve Yargıtay incelemesine tabi tutulan 2007/35815, 2010/31958, 2010/31959 Esas sayılı dosyalardaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; 8 yılı aşkın bir süre davalı işyerinde depo amir yardımcısı olarak çalışan davacı işçinin, görevi gereği depodaki hammaddeleri korumak, kontrol altında tutmak, hesabını vermek, şirketi zarara uğratacak durumlara mani olmak ve bu gibi durumları yetkililere bildirmek ile yükümlüdür. Her ne kadar davacı işçi olayın meydana geldiği gün izinli olduğuna ilişkin savunma getirmekte ise de davalı işyerindeki hammadde açığının bir defada gerçekleşmediği, uzun sürede meydana geldiği ve yüklü bir miktarda olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili değildir. Davacının görevi gereği işverene bu konuda gerekli bilgilendirme ve ikazları yapmaması doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranış olup, fesih haklı nedene dayandığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2017/19979 E.  ,  2017/6841 K.)

İşyerine ait boya formüllerinin alınması, haklı fesih

“Dosyadaki yazı ve belgeler, dinlenen davalı tanıklarının anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işverenden izin almaksızın şirkete ait boya formüllerini almaya çalıştığı, iş akdinin doğruluk ve bağlılıkla uymayan eylemi nedeniyle davalı işverence haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” (7. Hukuk Dairesi         2013/19098 E.  ,  2014/600 K.)

İşçinin müşteri ve şirket aleyhine uygulamaya göz yumması, haksız kazanç elde etmesi, feshin öğrenildiği gün askerlik bildiriminde bulunulması ancak iyiniyetli olmayan davranışın korunmaması gerekliliği, haklı fesih

“Dosyadaki delil durumuna göre davalı işveren iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini kanıtlamıştır. Özellikle inceleme raporu, davacının savunma yazısı içeriğine göre davacının yönetici olarak görev yaptığı şubede, müşteri ve şirket aleyhine bir uygulamaya göz yumduğu ve bu yolla haksız prim elde edilmesine imkan sağlandığı açıktır.

Davacının disiplin kurulunca fesih yönünde karar çıktığı gün, askerlik sebebiyle işyerinden ayrıldığını bildirmiş olması iyiniyetli bir davranış değildir. Dosya içinde yer alan askerlik şubesi yazılarından davacının uzun süredir bakaya durumda olduğu anlaşılmaktadır. İşverene verdiği savunma yazısında da benzer durumların bir daha yaşanmayacağı ve tüm önlemleri alarak şubeyi lider konuma getireceği belirtilmiş ancak hemen sonra işveren feshini etkisiz kılmak için askerlik sebebiyle ayrıldığı açıklanmıştır. Davacının sözü edilen davranışı hukuken korunmamalıdır. Davacı işverence 27.03.2009 tarihinde yapılan fesih haklı nedene dayanmakla kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.”( 9. Hukuk Dairesi         2013/6317 E.  ,  2013/21013 K.)

İşvereninin arızi bir durumda Pazar günü çalışma talebinde bulunması, işçilerin toplu olarak mazeret bildirmeksizin katılmaması, işverenin yönetim hakkı, işverenin zor durumda bırakılması, haklı fesih

“Davalı işverenin arızi bir durum olan fuar için mobilya montaj işinde çalışan davacı ve diğer işçilerden pazar günü çalışmalarını istediği, davacı ve diğer üç işçinin ise toplu olarak pazar günü fuarda çalışmadıkları, bu nedenle işverence dışarıdan eleman bulunarak fuarda tanıtılacak mobilyaların montaj işinin yaptırıldığı, fuarın işveren için ekonomik olarak önem arz ettiği gibi çalışmanın tek günlük arızi bir durum olduğu, bu nedenle davacı ile diğer işçilerin fuar çalışmalarına işverenin talebine rağmen söz konusu fuar gününün hafta tatili olduğu gerekçesi ile toplu olarak katılmayacaklarını bildirmelerinin iyiniyetli olmadığı, davacının pazar günki çalışmaya katılmaması için başka bir mazeret bildirmediği, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçileri pazar günü çalıştırılmasının da mümkün olduğu, bu nedenle işvereni zor durumda bırakma amaçlı işçinin bu davranışının doğruluk ve bağlılık kurallarına da aykırı olduğu, dolayısıyla işverence yapılan feshin haklı olduğu kabul edilerek, mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 7. Hukuk Dairesi         2014/12269 E.  ,  2014/22410 K.)

İşyerini işvereninin izni olmaksızın kendi işi için muayenehane olarak kullanma, izin aldığını ispat edememe, rekabet etmeme borcunu ihlal, haklı fesih

“Somut uyuşmazlıkta; dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile davalının cevap dilekçesine karşı davacının sunduğu beyan dilekçesindeki açıklamalara göre davacı işçinin davalıya ait Hastanede çalışırken … muayenehane açarak diyetisyen olarak hasta kabulü yaptığı sabittir. Bozma ilâmı sonrasında davalı tarafından sunulan bir kısım belgelerden davacının 2012 yılından itibaren … muayenehanesinde hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Davalı işveren tarafından davacı işçiye karşı 15.09.2014 tarihinde açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada işçi tarafından sunulan cevap dilekçesinde, … muayenehaneyi Hastane yöneticilerinin sözlü izni ile açtığını beyan ettiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki delillere göre … muayenehanenin davalı işverenin izni ile açıldığı ispatlanmamıştır. Davacının aynı alanda iştigal eden … muayenehaneyi davalı işverenin izni olmadan açıp burada hizmet vermesi, … sözleşmesi devam ederken rekabet etmeme borcunun ihlali niteliğindedir. O hâlde, davalı işveren feshinin haklı nedene dayandığı sonucuna varılarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde anılan taleplerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 9. Hukuk Dairesi         2023/5130 E.  ,  2023/5439 K.)

İşyeri dışındaki yakınlaşmanın işyerine sirayet etmesi, çalışma ortamının bozulması, kasa açığının çıkması, haklı fesih

“4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu, yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği, yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanıdığı, Yargıtayın benzer olaylarda, işyeri dışında yaşanan olayların işyerine sirayet etmesi, bir başka anlatımla işyeri işleyişini etkilemesi ve işin aksamasına neden olması durumunda, dışarıda yaşanan olaylar nedeni de iş akdini sonlandırmada işverenin haklı nedene sahip olduğunu içtihat ettiği, somut dosyada tartışılması gereken husus, çalışanlar arasında işyeri dışında yaşanandan yakınlaşmanın işyerine sirayet edip etmediği, dinlenen tanık anlatımları nazara alınarak yaşanan …sal yakınlaşmaların işyerindeki huzuru ve çalışma ortamını bozacak nitelikte olduğu, yine iş yeri kasası içinden kaybolan para olayına ilişkin de çalışana karşı işverenin güveninin sarsıldığı tüm bu olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde iş aktinin haklı nedenle sonlandırdığı,”( 9. Hukuk Dairesi         2016/12252 E.  ,  2016/20517 K.)

İşçinin başka bir işyerinde sigortalı olarak çalışması, haklı fesih

“Somut uyuşmazlıkta; dosya içeriğine göre taraflarca imzalanan 12.04.2006 tarihli iş sözleşmesinin 1.5. maddesinde, personelin işverenin yazılı izni olmadan başka herhangi bir kuruluş veya şirkette çalışmayacağının belirtildiği, davacının ise 13.06.2013 tarihinden beri davalının izni olmaksızın başka bir işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, bu durumun işverence 12.09.2013 tarihinde kesin olarak tespit edilmesinden sonra davacının iş sözleşmesinin 16.09.2013 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, davalı işverenin rızası olmaksızın başka bir işyerinde çalışmasının sadakat borcuna aykırı olduğu açıktır. O halde, davalı işveren tarafından 4857 sayılı Yasa’nın 25/II-e bendi uyarınca gerçekleştirilen feshin haklı olduğu anlaşılmakla, şartları bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle taleplerin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2016/1438 E.  ,  2019/11172 K.)

Tüketicinin ihtiyacı olmadığını belirtmesine rağmen “yeniden aranacak” kaydı girilmesi, tüketici şikayeti, haklı fesih

“Davacının söz konusu müşteri ile yapmış olduğu telefon görüşmelerine ilişkin tercümesi sunulan kayıtlara göre, davacının 11.02.2009 tarihinde görüşme yaptığı müşteriye viza kartı avantajı teklifinde bulunduğu, müşterinin ihtiyacı olmadığını belirtip, kendisini listeden çıkartıp tekrar aramamasını belirtmesine rağmen sisteme “yeniden aranacak” kaydını girdiği 16.02.2009 tarihinde tekrar aynı konuda aradığı, müşterinin ise bu kez, tekrar aramamasını söylemesine rağmen neden tekrar aradığını sorup, ekip şefi ile görüşmek istediğini belirttiği, davacının bu isteği yerine getirmediği, müşterinin “siz beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattınız bye” diyerek görüşmeyi sonlandırdığı anlaşılmaktadır.
Davacının, tüketiciyi ilk aradığında tüketici tarafından tekrar aranmak istemediği belirtilmesine rağmen aynı konuda tekrar arayıp davalı şirketin iş aldığı bankanın müşterisini şikayete yol açacak şekilde tedirgin ve huzursuz ettiği; davalı işverenin de iş aldığı banka tarafından tenkide uğramasına, projeye şüpheli olarak bakılmasına yol açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davacının doğruluk ve bağlılığa uygun hareket etmemesi nedeni ile iş akdinin davalı işveren tarafından haklı olarak feshedildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Böyle olunca kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin isteklerin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.”( 7. Hukuk Dairesi         2013/12843 E.  ,  2013/20510 K.)

İşçinin görev saati içerisinde ürün yüklü işyeri aracıyla gezintisi, haklı fesih

“Davalı işverenin savunması ve beraberinde dava dosyasına sunduğu tutanaklar ile tutanaklarda imzası bulunup tutanak içeriklerini doğrulayan tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde; vardiya sorumlusu olan davacı işçinin, görev saatinde, davalıya ait ürün yüklü araçla gezmeye gitmesi karşısında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanıdığından, davalı işverenin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2010/46460 E.  ,  2013/7168 K.)

“Yapamama” eylemleri performansla ilgilidir, haklı fesih nedeni değildir

“Feshe dayanak gösterilen “yapamama” eylemlerinin ağırlıklı olarak performansa ilişkin olduğu fesih yazısı içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacıya yöneltilen somut bir suistimal isnadı ve ispatı da yoktur. Bu nedenle fesih yazısında belirtilen nedenler haklı fesih nedeni oluşturmaz. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2014/33515 E. , 2016/5267K.)

İş davasına dayanak olması nedeniyle haksız şikayet, işçinin beraat etmesi, menfaatin küçüklüğü, haksız fesih

“Dosya içeriğine göre işverenin şikayeti üzerine açılan kamu davasında Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin .. Esas, ..Karar sayılı beraat hükmünün gerekçesinde yeralan “Her ne kadar sanık hakkında “Hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma” suçundan kamu davası açılmış ise de; katılanın ve tanıkların soyut iddialarından başkaca delil bulunmadığı, sanığın işten çıkartılması akabinde iş mahkemesine açılan davaya malzeme olunsun diye iddialarda bulunduğunu anlaşıldığı, kaldı ki sanığın yaptığı işin mahiyeti ile ücretini teslim etmediği belirtilen miktarın küçüklüğü dikkate alınarak sanığın CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçe ile dosyadaki bilgi ve belge ve tanık ifadeleri dikkate alındığında, işverence yapılan feshin haksız olduğu anlaşılmakla, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2015/1815 E.  ,  2015/36109 K.)

“Somut olayda, mahkemece, işverenin feshe sebep olarak gösterdiği işçi davranışlarıyla ilgili davacının yargılandığı Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/753 esas sayılı dosyasında yürütülen kamu davasında beraatine karar verildiği, işveren tarafından sunulan sair delillerle ise iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacının kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2010 tarih 2007/753 esas 2010/1573 karar sayılı kararında, davacının üzerine atılı hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, 223/2-e maddesi uyarınca, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakta ise de, gerek fesih tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca, anılan delil yetersizliği sebebiyle verilen beraat kararı hukuk hakimi açısından bağlayıcı değildir.
Anılan sebeplerle, öncelikle, davalı şirketin ve davaya cevap dilekçesinde aynı gruba dahil olduğu bildirilen şirketlerin kuruluştan itibaren ortaklarını ve yöneticilerini gösterir ticaret sicil kayıtları Ticaret Sicil Memurluğundan celp edilmelidir. Davacının, davalı şirkette ve McCann grubuna bağlı şirketlerdeki görevine dair görev tanım belgeleri ile davalı tarafça delil olarak gösterilen, dosyaya bir örneği sunulan dava dışı Güreli Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından düzenlenen 05.05.2006 tarihli iki adet özel denetim raporuna ilişkin rapor dayanağı belgeler ve ekleri, aynı gruba dahil olduğu bildirilen Pars/McCann-Erikson Reklamcılık A.Ş. ve dava dışı Renan Eroğlu arasında imzalandığı bildirilen hissedarlar sözleşmesinin bir örneği davalı işverenden istenilmelidir. Ardından, üniversitelerin ticaret hukuku kürsünden bir öğretim üyesi, borsa ve menkul kıymetler uzmanı ile serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle, bilirkişilere mahallinde işyeri kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yetkisi de verilerek, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı hususunda, işyeri kayıtları ve tüm dosya kapsamı ayrıntılı inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.” (22. Hukuk Dairesi         2012/24234 E.  ,  2013/15511 K.)

Ehliyetsiz işyeri aracını kullanma, işverene haber vermeme, haklı fesih

“Somut olayda davacının güvenilerek teslim edilen aracı alkollü vaziyette kullanırken yakalandığı, ehliyetine el konulduğu, ehliyetine el konulmasına rağmen işverene haber vermeyerek aracı 5 ay ehliyetsiz kullandığı tartışmasızdır. Davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranış teşkil edip, işverenin bu gerekçe ile yaptığı fesih haklı mahiyette olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.” (9. Hukuk Dairesi         2011/31567 E.  ,  2013/27843 K.)

Güvenlik görevlisinin görev sırasında uyuması, haklı fesih

“Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş akdinin niteliği gereği işyerinin güvenliğinden sorumlu kişi olduğu, dosya içerisindeki 25.01.2007 tarihli imzası inkar edilmeyen beyanında görevi başında iken uyuduğunu ikrar ettiği anlaşılmaktadır.
Güvenlik görevlisi olan kişinin asli görevi, bulunduğu işyerini içeriden ve dışarıdan gelebilecek her türlü tehlikeye karşı korumak olup, uyuyan kişinin bu korumayı yapması mümkün olmadığından, güvenlik görevlisinin görevinin başında iken uyuması, işverene haklı fesih yetkisi verir.”( Hukuk Genel Kurulu         2013/9-67 E.  ,  2013/1011 K.)

Başka firmaya ait ürünlerin satılması, haklı fesih

“Tanıkların görgüye dayalı somut beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının başka bir firmanın ürünlerini satmaya çalıştığı, sadakat borcuna aykırı davrandığı sabittir. Bu durumda, davacının dosya içeriği ile sabit olan davranışları işverene iş sözleşmesini bildirimsiz olarak feshetme hakkı veren hallerden olup, işverence iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiştir. İş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/2 maddesi kapsamında haklı sebeple feshedilmesi durumunda fesihten önce yazılı savunma alınması zorunluluğu bulunmadığı gibi yazılı fesih bildirimi yapılması zorunluluğu da yoktur. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2017/22391 E.  ,  2019/10215 K.)

Doğrululuğu ve bağlılığa uymayan davranışın suç olması gerekmeyeceği gibi suçlamalardan beraat edilmiş olması da başlı başına feshi haksız hale getirmez.

“Her ne kadar davacı işçi hakkında cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve tam teşebbüs aşamasında kalmış banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının mahkemece zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı ortadan kaldırılmalarına, resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan kamu davasında ise davacı işçinin (sanığın) delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiş ise de bu kararlar İş Mahkemesi açısından bağlayıcı değildir. Davacı işçinin gerçekleştirdiği eylemler, ceza hukuku anlamında suç oluşturmasa dahi, işveren banka açısından güven sarsıcı eylemlerdir. Davacının eylemleri, iş ilişkisini zedeleyen, ortadan kaldıran, doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2014/36867 E.  ,  2015/2645 K.)

İşyeri dokuma bölümünde, işyerinde çalışan güvenlik görevlisinin talebi üzerine halı dokuma; halının piyasa fiyatının altına satılması, haklı fesih

“Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davalı işyerinde dokuma bölümünde vardiya ustası olarak çalışan davacının, davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan bir işçinin talebi üzerine özel halı dokuduğu ve bu halının piyasa fiyatının altında satılmasına neden olduğu, davacının bu eylemi sonucu ortaya çıkan işveren zararının davacı işçinin 30 günlük ücretinin altında olmasına karşın zarar miktarı önemli olmayıp davacı davranışlarının doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturduğundan davalı işveren tarafından bu nedenlerle yasal süre içerisinde gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır.” (Hukuk Genel Kurulu         2017/1722 E.  ,  2017/586 K.)

Fesih nedeni yapılmayan ve uyarı cezası verilen konular fesih gerekçesi olarak gösterilemez.

“Davalı tarafından cevap dilekçesindeki savunmalarına ilişkin olarak bir takım uyarı cezaları, şikayet ve savunma yazıları mevcut ise de bu hususlar fesih sebebi yapılmayan, 18.10.2008 tarihinden önceki olaylara ilişkindir. İşveren tarafından fesih nedeni yapılmayan ve disiplin kurulu tarafından uyarı cezası verilen konular, işverenin yazılı fesih bildiriminde fesih sebebi olarak gösterilmeyen ve derhal fesih hakkının kullanılmadığı fiiller gerekçe gösterilerek feshin haklı olduğu sonucuna ulaşılamaz. İşveren yazılı fesih bildirimindeki nedenlerle bağlı olup, savunmasında bu nedenleri genişletemez ve değiştiremez.”( 9. Hukuk Dairesi         2010/13173 E.  ,  2012/19130 K.)

Gerçeğe aykırı rapor tanzimi, haklı fesih

“Somut olaya, davacı ziyaret etmediği halde, iki doktoru tanıtım için ziyaret ettiğini işverene rapor etmiştir. Davacının eylemi doğruluk ve bağlılığa uymadığından işverence haklı nedenle fesih edilmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi hatalıdır. ”( 7. Hukuk Dairesi         2013/3564 E.  ,  2013/10046 K.)

Raporlu olunan dönemde başka işyerinde çalışma, haklı fesih

“yani davacının raporlu olduğu dönemde başka şirket adına çalıştığının anlaşıldığı, davacının bu davranışının da doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış niteliğinde olduğu; bu sebeple davalı işverenin feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2016/20198 E.  ,  2019/18563 K.)

İşçinin işveren aleyhine şahsi yarar getirici eylemleri, takipsizlik kararının sonuca etki etmemesi, haklı fesih

“Somut uyuşmazlıkta; davalı işyerinde Marmara franchise satış süpervizörü olarak çalışan davacı iş akdinin hiçbir geçerli nedene dayanmadan haksız olarak feshedildiğini iddia ederken davalı işverenlik feshin, gelen şikâyetler üzerine yapılan araştırma neticesinde davacının franchise mağaza devri projesi kapsamında mağaza alan personelden mağazanın devredilmesi esnasında gerek yasal gerekse Şirket prosedürleri haricinde haksız yere elden nakit para talep ederek teslim alması, yine aynı mağaza sahiplerini taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi çerçevesinde Şirkete verdikleri teminat miktarları üzerinde mal alımı yapmak zorunda bırakması ve bayilere ait cari hesaplara bloke koydurarak bakiyelerini yükseltebilmek ve mal alımlarının devam edebilmesi amacıyla şahsi yarar sağlayıcı taleplerde bulunmak suretiyle çeşitli bedeller talep ettiğinin tespiti üzerine haklı nedenle yapıldığını savunmuştur.
Dosyadaki bilgi, belge ve bilhassa şikâyet dilekçeleri ile bu dilekçeleri doğrulayan davalı tanık anlatımları, davacının iş akdinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ispatlamıştır. Davacı hakkında takipsizlik kararı verilmesi de eylemin suç oluşturup oluşturmadığı ile ilgili olup, davranışın iş hukuku açısından niteliğini, yani doğruluk bağlılığa aykırılık oluşturup oluşturmadığıyla ilgili belirleyici olamayacağından sonuca etkili görülmemiştir.”( 9. Hukuk Dairesi         2016/16363 E.  ,  2020/4753 K.)

Denetim ve kontrol görevini ihmal, mal kaçırma eylemine göz yumma, haklı fesih

“Davacının olay tarihinde denetim ve kontrol görevini ihmal ettiği ve davalının diğer bir çalışanının market olan davalı mağazadan mal çıkarmasına göz yummak suretiyle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı ile işverenin güvenini kötüye kullandığı sabit olup davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.”( 7. Hukuk Dairesi         2013/9218 E.  ,  2013/16161 K.)

Derdest ceza dosyası, mahkemenin geçerli-haklı fesih çelişkisi, eksik araştırma

“Somut olayda; Davalı taraf, davacının, şirket müşterilerinden aldığı paraları şirkete ödemeyerek zimmetine geçirdiği iddiası ile iş akdini 09.04.2012 tarihinde haklı nedenle feshettiğini savunmuştur. Mahkemece güven ilişkisinin zedelendiği, işverenden iş ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, iş akdinin işverence haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İş akdinin, işverence geçerli nedenle feshi halinde işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak, haklı nedenle feshi halinde hak kazanamayacaktır.  Mahkemece işverenin feshi için geçerli neden bulunduğundan söz edilip, sonra da davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirtmesi açık çelişki oluşturmuştur. Feshe konu olayla ilgili davacı hakkında Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/447 E. numarası ile ceza davası açılmış olup bu ceza davası halen derdest olup Yargıtay’da temyiz inceleme sırasını beklemektedir. Feshin haklı nedenlerle yapılıp yapılmadığının ceza davasının sonucuna bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozma nedenidir.”( . Hukuk Dairesi         2014/21156 E.  ,  2015/20606 K.)

İndirimli yeni ücret, düzen bozucu davranış, yeni sözleşmenin işçiden sorulması, eksik araştırma

“Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava dışı ‘ın ihale ettiği bir kısım işleri üstlenen davalı şirket tarafından 18.06.2010 tarihli sözleşme gereği aylık ücretlerin düşürüldüğü, davacı ve bir kısım çalışanların indirimli ücret üzerinden çalışmak istememeleri nedeni ile 10.01.2011 tarihinden itibaren işin gereğini yerine getirmedikleri, işyeri düzenini bozucu davranışlar sergiledikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmeye karşı davacıdan sorularak iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2017/3449 E.  ,  2017/11761 K.)

İşçinin görev tanımı, mesai saati dışında işyerini su basması, gerekli eğitimin verilmiş olup olmadığı, ürünlerin muhafaza edilme prosedürü, eksik araştırma

“Somut olayımızda davacının … sözleşmesinin yöneticisi olduğu davalı işverenin Yalova şubesinde meydana gelen su baskınına zamanında müdahale etmeyerek işyerinde zarar meydana gelmesini sebebiyle işverenin güvenini kötüye kullandığından dolayı 4857 sayılı Kanun’un 25/2-e. maddesi uyarınca feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları işyeri kapatılmadan önce ürünlerin toplanarak depoya konulduğunu, depo küçük olduğu için yer sorunu olduğunu, depoda hareket etme imkanın dahi zor olduğunu, mağaza depo prosedüründe malların paletin üzerinde saklanması gerektiğinin bildirilmesine rağmen bunun mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Davalı işveren tarafından yapılan iç denetim raporunda personelin mesai saatleri dışında almış olduğu acil durum ihbarlarında nasıl hareket etmesi ile ilgili şirketlerinde yazılı bir dokümanın olmadığının görüldüğü, ancak davacının ve diğer mağaza sorumlusunun davranışlarıyla şirketi zarara uğratmaları nedeniyle … sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya içeriğinde bulunan ulusal güvenlik merkezi yetkilisi ile davacı arasında geçen konuşmaların dökümünü gösteren bilirkişi raporunda, davacının da kabulünde olduğu gibi ulusal güvenlik merkezi yetkilisi tarafından davacının işyerindeki su baskını ile ilgili olarak saat 04:25 ve 07:34 de arandığı ve uyarıldığı sabittir. Davacının görev tanımında mesai saatleri dışında yapılan bu tür ihtarlarda görevli olup olmadığına ilişkin bir hüküm yoktur. Kaldı ki davacı tanığı olan ve davacının yerine getirtilen … da herhangi bir su baskını veya böyle bir olay olduğunda ne yapması gerektiği konusunda eğitim ve bilgi verilmediğini, kendilerine olay yerine gidip kontrol etmelerinin söylendiği ondan sonra ise ne yapması gerektiğini bilmediği, kendisinin başına böyle bir olay gelse gece vakti kadın başına sadece annesini yanına alıp su boşaltmaya çalışacağını belirtmiştir. Tüm dosya kapsamından davacının mesai saatleri dışında bu tür ihbarlara müdahale edip etmeyeceği konusunda herhangi bir görevinin olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Kaldı ki davacı bu tür durumlarda olaya müdahale edecekse bu konuda kendisine işverence herhangi bir eğitim de verilmediği işveren tarafından yapılan iç denetim raporuyla da sabittir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken öncelikli olarak gerekirse mahallinde keşif de yapılarak su baskının olduğu deponun davacı tanıkları anlatımında belirtildiği gibi son derece küçük olup olmadığının ve davacı tarafından mağaza depo ./..
prosedüründe belirtilen, malların paletlerin üstünde muhafaza edilmesi hükmünün yerine getirilip getirilmeyeceğinin tespit edilmesi, ayrıca dosya kapsamında bulunan davacı görev tanımı, davalı şirket tarafından yaptırılan iç denetim raporu da dikkate alınarak davacının mesai saatleri dışında meydana gelebilecek bu tür olaylara müdahale görevinin olup olmadığı varsa bunun nasıl yapılması gerektiği noktalarında bir … güvenliği bilirkişisinden rapor alınmalı ve bu suretle olay tüm yönleriyle aydınlatıldıktan sonra deliller birlikte yeniden değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2012/18077 E.  ,  2012/29669 K.)

Müşterinin bankada olmadığı zamanda işlem yapılmış olması, usulsüz işlem, beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ilkesi, haklı fesih

“Somut uyuşmazlıkta, nitelikli zimmet suçundan davacı işçinin beraatine dair karar verilmiş ve bu karar Yargıtayca da onanmış ise de delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Olaya ilişkin hazırlanan davalı banka soruşturma raporu ve ekleri, soruşturma ve kovuşturma sırasında diğer işçiler tarafından verilmiş beyanlar, davacının beyanları, dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle 17/06/2009 tarihinde yapılan 5.000,00 TL’lik ödeme işleminin davalı bankanın müşterisinin bankada bulunmadığı sırada yapıldığı, işlem sırasında müşterinin imzası alınmadan hesabından para çıkışının yapıldığının bizzat davacı tarafından da beyan edildiği, bankacılık faaliyetleri kapsamında yapılan işlemin usulsüz olduğu, bu sebeple iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Davacının doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı davranışı nedeniyle işverence yapılan feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e bendi uyarınca haklı nedene dayandığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 9. Hukuk Dairesi         2020/8965 E.  ,  2021/449 K.)

İşçinin eylemine işverenin sessiz kalması, sonraki eylemler için meşruiyet kazanmama, haklı fesih

“Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, üçüncü kişi adına yapılan çalışmanın davalıya ait iş yerinde yapılmış olması ve işverenin gerekli ihtarda bulunarak çalışmayı sonlandırmak yerine uyarıda bulundan, sessiz kalarak çalışmaya rıza göstermiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına ve özellikle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”( Hukuk Genel Kurulu         2013/9-1041 E.  ,  2013/1049 K.)

İşçinin şahsi menfaat elde ettiği iddiası, denetim raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki, eksik araştırma

“Dosya içeriğine göre davacı işçinin iş sözleşmesi “gerçeğe aykırı sahte faturalar temin etmek sureti ile şahsi menfaat elde ettiğinin tespit edilmesi” nedeni ile işverenin güvenini kötüye kullandığı gerekçesi ile feshedilmiş, işverence denetim raporu sunulmuş ve suç duyurusunda bulunulmuştur. Ancak hazırlık aşamasında alınan raporda ise işverenin suçlama konusu işlemlerde haberdar olduğu, güveni kötüye kullanma suçunun maddi unsurlarının oluşmadığı ve kamu davası açılmasını gerektirir suç şüphesi olmadığı belirtilmiştir.

Denetim raporu tek taraflıdır. Diğer taraftan ceza soruşturmasındaki rapor hukuk hakimini bağlamaz. Bu nedenle davacı işçi tarafından yapıldığı iddia olunan yolsuzluk olayının gerçekten olup-olmadığı noktasında bir emekli Sayıştay denetçisi, bir iş hukukçusu ve bir de serbest mali müşavirden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle dosyada mevcut savcılık aşamasında alınan rapor ile işverence aldırılan rapor arasındaki çelişki giderilmeli, davacının davranışlarının haklı neden niteliğinde güveni kötüye kullanma olarak nitelenip nitelenmeyeceği açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre feshin haklı olup olmadığı belirlenip kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanılmadığına karar verilmelidir. Eksik eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.”( 9. Hukuk Dairesi         2014/16238 E.  ,  2015/28874 K.)

İşçinin müşteriyi akrabasına yönlendirmesi, fesih öğrenme tarihi ve feshin süresi içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği, eksik araştırma

“Somut olayda; davacının iş sözleşmesinin, davalı şirketin iş yaptığı şirket sorumlusuna davalı şirkete yaptırılan işi zaten kendisinin yaptığını, iş doğrudan kendisine verilirse akrabası ile akrabasının atölyesinde bu kalıpları daha ucuza üretebileceklerini söylediğinin tespiti üzerine feshedildiği ve feshin 4857 sayılı İş Kanun’un 25/2-e bendi gereğince haklı sebebe dayandığı anlaşıldığından, mahkemece feshin haklı sebebe dayanmadığının kabulü isabetsizdir. Ancak feshe yetkili makamın fesih sebebi yapılan olayı öğrendiği tarih dosya kapsamından anlaşılamadığında, haklı fesihte altı işgünlük sürenin geçirilip geçirilmediği de denetlenememektedir. Bu sebeple, mahkemece davalı işveren işyerinde feshe yetkili makam belirlendikten sonra feshe yetkili makamın fesih sebebi yapılan olayı öğrenme zamanı tespit edilmeli ve fesih yetkisini altı işgünlük sürede kullanıp kullanmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”( 22. Hukuk Dairesi         2013/30170 E.  ,  2015/1864 K.)

Güvenlik görevlisinin güvenlik sistemini devre dışı bırakarak bayanı içeri alması, haklı fesih

“Dosya kapsamından, 08.04.2013 tarihinde davalı banka personeli akşam mesai bitimi nedeniyle işten ayrıldıktan sonra güvenlik görevlisi olan davacının banka personeli olmayan bir bayanı işyerine aldığı, ayrıca bu süreçte güvenlik sitemini devre dışı bırakarak güvenlik açığı oluşturduğu, bu nedenle davalı işverenin davacının “doğruluk ve bağlılığa uymayan” eylemlerde bulunması nedeni ile iş akdini haklı nedenle feshettiği anlaşılmıştır. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken, gerekçesi de açıklanmadan kabulü hatalıdır.” 9. Hukuk Dairesi         2015/2722 E.  ,  2016/13330 K.

İşçinin kurucu olduğu yerde fiilen çalışmaya başlamaması, işverenin işçi ile mutabakata varması, haksız fesih

“Dosya içeriğinde yer alan davalı işverenin 16/01/2015 tarihli fesih ihbarında, davacının aynı alanda faaliyet gösteren bir şirketin kurucu ortağı olduğunun tespit edildiği, bu durumun iş sözleşmesinde yer alan düzenlemeye aykırılık teşkil ettiği gibi söz konusu fiilin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesine göre işverenin güvenini kötüye kullanmak, sadakat yükümlülüğünü ve rekabet yasağını ihlal fiillerini oluşturduğu, iş sözleşmesinin bu madde gereği ihbar önelsiz ve tazminatsız olarak haklı sebeplerle feshedildiği bildirilmiştir. Yine dosya içeriğinde yer alan taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 7/c maddesinde, “İşgörenin işverenin yazılı onayı olmaksızın resmi makamlar tarafından verilen görevler hariç(resmi arabuluculuk, bilirkişilik vb.) herhangi bir maksat ve ad altında hiçbir ek işte çalışamayacağı gibi, üçüncü şahısların hesabına da herhangi bir iş veya hizmet faaliyetinde bulunamaz, başka şirketlere doğrudan veya dolaylı olarak katılamaz.” düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyaya davalının sunduğu … Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısında, 12/01/2015 tarihinde tescil edilen … Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kurucuları arasında davacı isminin de yer aldığı, yine davalının sunduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde anılan şirketin 22/01/2015 tarihinde ilan edildiği görülmektedir. Özellikle davacı tanıklarının beyanlarından tarafların davacının işyerinden ayrılışı ile tazminatlarının ödenmesi konusunda mutabakata varıldığı ancak davacının kurucusu olduğu şirketle ilgili ticaret sicilden bilgi alınması üzerine iş sözleşmesinin feshedildiği, dosya kapsamına göre davacının şirketin kurucusu olduğu hususu sabit olmakla birlikte fiilen şirkette çalışmaya başlamadığı anlaşılmaktadır. Davacının sadakat borcuna ve rekabet yasağına aykırı hareket ettiği işverence kesin biçimde ispatlanamadığı halde, mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapılarak işveren feshinin haklı sebebe dayandığı sonucuna varılması yerinde değildir. Davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde anılan taleplerin reddine karar verilmesi bozma sebebidir.”( 22. Hukuk Dairesi         2017/26012 E.  ,  2019/23203 K.)

Kıdem tazminatı ile ilgili soru ve sorunlarınızda yanınızdayız! “Talep Oluştur” butonu üzerinden bize sorularınızı iletebilir veya iletişim bilgilerinizi bırakarak size ulaşmamızı sağlayabilirsiniz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir